20 Şubat 2012 Pazartesi

Bir Jeremy Lin Hikayesi

Severim böyle hayat öykülerini...
Tayvan asıllı Jeremy Lin'in inancının nasıl başarıya dönüştüğünü yazacağım.

Jeremy Lin'in ailesi 1970 yılında Tayvan'dan Amerika'ya göç etmiştir. Ortanca çocuk olarak 1988 yılında doğdu. Kardeşlerine basketbol öğreten babası, Jeremy için farklı planlara bürünmüştür. Ailesi üstün zekasından dolayı Jeremy'in kariyer yapmasını istiyordu. Gençliğinde basketbol oynamak istese de çelimsiz vücudu buna engel olmuştu.  


Lise yıllarında basketbol için çok çalışan, vücudunu güçlendiren ve yeteneğiyle kendinden söz ettirmeye başladı.Lisedeki basketbol kariyerini DVD'ye çevirip Ivy League'ndeki bütün okullara kayıtlarını göndermişti. Hayalinde UCLA ve Standford'dan spor bursu alabilmek vardı. Bu bursu sağlayamadı. 
Harvard Üniversite'sinde Ekonomi okumaya başladı. Spor bursu olmamasına rağmen okulun basketbol takımında yer almayı başardı. Harvard'dan başarılı bir şekilde 3.1 ortalama ile mezun oldu.

Basketbol profesyonel kariyeri mezun olarak başlayacaktı; yalnız yine Jeremy'i engelleyen bir şey oldu. Jeremy 2010 Draft listesinde yer almıyordu. Halbuki Harvard Üniversitesinde başarılı bir grafik çizmişti. İnancına bağlılığı bitmiş olmamalı ki, Amerika'nın en iyi üniversitesinden çok güzel bir ortalamayla mezun olmuştu. Üstün zekasıyla finans alanında kolaylıkla iş bulabilirdi; ancak Jeremy yılmadı ve inancının peşinden devam etti.

O yaz Dallas Mavericks'in Yaz Kampına katıldı. Yaz liginde oynamaya başladı ve tekrar yakaladığı güzel ortalmayla üç takımın ilgisini çekti. Golden State Warrirors takımı, Jeremy'i Asyalı kişileri salona çekebileceği için bir kontrat imzalattı. Jeremy'i de evine daha yakın olmasından dolayı Golden State Warrirors takımını seçti. 2010-2011 yılını maç başına 2.6 sayıyla bitirdi.

2011 yılında NBA'nın lokavta girmesiyle sözleşmesi sona erdi. Çin'den teklifler almaya başlayan Jeremy teklifleri kabul etmedi.  Lokavtın sona ermesiyle birlikte Houston Rockets ile anlaşmaya vardı. İki hafta olmadan Housten Rockets takımından yollandı. Ardından New York Knick takımı ile anlaşmaya vardı. Bu takımda da bir an için yer edinemeyeceğini düşündüğünden abisinin kaldığı evdeki kanepede uyuyordu. New York Knicks takımında sakatlıklar baş göstermeye başlayınca koç mecburen Jeremy Lin'i ilk beşte başlattı ve ilk oynadığı maçta 25 sayı, 5 ribaunt ve 7 asist ile tamamladı. Yıldızlaştığı maçtan sonraki 8 maçta da ilk beşin vazgeçilmez oyuncusu oldu. İlk beş olarak oyuna başladıktan sonra sürekli kariyer rekorunu kırdı ve son 9 maçın sadece bir tanesini kaybetti. Ligin en iyi takımı olan LosAngeles Lakers maçında 38 Sayı atarak başarısının tesadüf olmadığını gösterdi.

Bir anda haberlerin ilk sırasında yer aldı. Sosyal Medyada bir fenomen haline döndü. Amerikan ve Çin Medyası sürekli Lin'den bahsetti. Kahraman ilan edildi. Lin kelimesi geçen her yerde adı kullanıldı. Lion King gibi.  Onun için Linsanity (Çılgınlık) Lincredible (İnanılmazlık) denilmeye başlandı.

Hayatı boyunca sürekli küçümseyen gözlerle bakılan Lin hiç yılmadı. İlk olarak bu süreç; babası ona basketbol'u öğretmeyerek başladı, Ivy League'ndeki okullara gönderdiği kayıtları hiçbir okul beğenmedi ve kabul edilmedi, Draft listesinde yer bulamadı, Golden State takımında kendine yer edinemedi ve Houston Rockets takımı sözleşmesini feshetti. Tam 5 kez inancını bırakması için sebebi vardı; ama Lin inanmaya ve çalışmaya devam etti. Amerika'daki Asyalı göçmenlerin idolu oldu.

Şimdi takımına büyük yarar sağlıyor.
Ve geleceğin yıldızlarından (MVP) biri olacağına inanıyorum.

Ahmet Alper
20 Şubat 2012
İstanbul

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkürler