13 Haziran 2012 Çarşamba

Bankacılık ve Finans Kulübü


2011-2012 eğitim döneminde İstanbul Ticaret Üniversitesi Bankacılık ve Finans Kulübü'nün yönetimde yer aldım ve aynı zamanda Başkan Yardımcılığı görevini yaptım.

Bu yazıyı yazmamın sebebi; bu dönemde neler yapmış olduğumu ve çıkardığım dersleri öğrenci kulübü kuracak arkadaşlara tavsiye olsun diye yazıyorum.

Bankacılık ve Finans Kulübünün kısa tanıtımını yapıp benimle birilikte bu dönemde neler yaptığımızı, neleri başardığımızı ve ne tür sorunlarla karşılaştığımızı anlatacağım. Bundan da önemlisi kendi yaptığımız işleri eleştireceğim.


Tarihçe:
İstanbul Ticaret Üniversitesi Bankacılık ve Finans Kulübü 2008 yılında kuruldu. Ülkemiz üniversiteleri arasında kurulan ilk Bankacılık ve Finans Kulübü olma özelliğini  taşımaktadır. Bankacılık ve Finans bölümü öğrencileri tarafından kurulan BFK'nın, çeşitli bölümlerden çok geniş bir üye portföyüne sahiptir.

İlkelerimiz, Misyon ve Vizyon:
Yönetime seçilmemle birlikte çalışmalarına hız veren BFK'ya bazı ilkeleri getirmiştik. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
  • En büyük değil, en iyisi olacaktık. Bu sayede en fazla üye veya etkinlik sayısına ulaşmak gibi bir gayemiz olmayacaktı. En iyisi olmak bir işi muhteşem şekilde yapmaktı. En iyisi olduktan sonra en büyük olmak daha kolay.
  • Kendimize değer katacak her şeyi yapmak. Kendi yararımıza olmayan hiçbir etkinliği yapmadık. Bu konuda bencil davranmak zorundaydık. Etkinlikleri kendimiz için yapmalıydık. Başkası için yapacağımız işi düzgün yapamayabilirdik. Bununla alakalı Steve Jobs örneği verebilirim: Ürünlerini sürekli kendileri için tasarladıklarını söyler. 
  • Küçük adımlarla büyük sesler çıkartabiliriz. Gerçek şu ki öğrenci kulüplerinin yaptığı her iş küçük şeylerdir; ama yankıları kuvvetlidir. Bu yankıları iş hayatımızda da duyabileceğimizden eminim. 
Kulübümüzün misyonu ve vizyonu ise çoğu öğrenci kulübünün kullandığı genel tabirlerdi.
Misyon:  Teorik bilgiyi pratiğe aktarma
Vizyon:   Üyelerimize gerekli akademik kaynağı sağlamak

Aslında buradaki misyon ve vizyonu sağlaması gereken üniversitedir. Öğrenci kulüplerinin gerçek misyon ve vizyonu bence şu şekilde olmalıdır: 
Misyon, hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir ortam. 
Vizyon ise hayallerimizi gerçekleştirmek.

Değişim ve Yenilenme:

2011'den önce yani, arkadaşlarım ve ben olmadan önceki BFK'nın gerçek hali içler acısıydı. 2008 yılında kurulan BFK, daha önce tek başına hiçbir etkinlik yapmamış. Başka bir kulüple birlikte sadece bir etkinlik yapmış. Kulüp kendi içerisinde bir toplantı bile yapamamış. Sebebi ise kulüp yönetimi Bankacılık ve Finans bölümü dışından öğrencilerden oluşuyordu. Toplantı yok, üye yok, etkinlik yok, fikir yok... düşünebiliyor musunuz?
Daha vahimi öğrenci,öğretmen ve okul idaresinin böyle bir kulüpten haberi yok. Tabi etkinlik yapılmazsa haberi de olmaz.Yönetime talip olduğumuzu söylediğimizde böyle bir kulüp mü var diye çok soruyla karşılaştık. Yönetime geçip ne yapacaksın? Hadi geçtin diyelim kim gelir ki? vesaire vesaire birçok bilmeden hevesi kıracak sorularla muhatap olduk.

Ne kadar hevesimizi kıracak soru olsa da bu bizi daha da hırslandırdı. Kulübün bu olumsuzluklarda olması da aslında bizim için bir artıydı. Kulübü yeniden kuracaktık, tabi zor işti; ancak zevkliydi. 


Kulübün yönetim kurulu belirlemesi de şöyle oldu. Aslında ben 2010 yılında kulübe talip oldum. O zamanlar hazırlık okuyorum. O dönem ki başkanla güç bela görüştüm. Okula gelmiyor vs. her buluşmak istediğimizde bir sorun çıkıp, buluşamıyorduk. O zamanki fikrim şuydu kulübü devralmak, küçük işleri hazırlık okurken tamamlamak, ekibi kurmak ve gelecek sene olduğunda yani 2011 yılında gerçek işleri yapmaktı. Başkanla görüşmemde şu sonucu çıkardım, beni de tasdikler. Kulüp külfet olmuş, hiçbir öğrenci de kulübe talip değil. Hatta benim istekli olduğumu görünce ilk buluşmamızda devir-teslim törenini yapıyorduk. Yaptıkta. Belgeler yazıldı, çıkartıldı. İş sadece imzalara kalmıştı. Başkan imzayı attı. Yönetim kurulundakiler imza atamadı. Onları da tanımıyorum, hatta başkan da tanımıyor. Bazıları mezun olmuş bile. Her neyse birkaç hafta içerisinde imzalar tamamlandı. İşleme konulmak üzere verildi; ama dilekçeler bir yerde kayboldu ve o sene bitti.

2011 eğitim yılının hemen başında başkanla görüşüp işleri tekrardan başlattım. Tekrar sordum soruşturdum, kulübün yönetiminde olmak isteyen var mı yok mu diye. Ses soluk yine çıkmadı. Dilekçeler,imzalar, kendi kurduğum yönetim kurulu vs her şey tamam ve ben dilekçeleri o gün Kültür Dairesine verdim. Sonraki gün kulübe yeni kişilerin talip olduğunu öğrendim. Dilekçe verilmişti; ama ben bu durumun hayırlı olacağını düşünüp yeniden dilekçe hazırladık ve tekrardan yönetim kurulu belirlendi. Şimdiki yönetim kurulumuz böyle belirlendi.




Sonra yapılacak olan işler şunlardı:
  • Bankacılık ve Finans Kulübü'nün var olduğunu ve yönetim kurulunun duyurulması. Yönetim kurulunu duyurduktan sonra bana sormadan bölümümün kulübünün yönetimini seçemezsiniz, tarzından bir kriz çıktı. Haklılardı, kulüp üyelerinin arasından seçim yapılırdı; ama sadece üye olan seçilen yönetim kuruluydu. Kulübe üye olmayan hatta kulübü bilmeyen birinin bir anda başkan olmak istemesini ilgiyle karşılamıştık. 
  • Kulüp Logosunun değişimiKulüp 2008'de kuruldu ve hiçbir etkinlik yapmadı. Kulüp logosunun değişmesini ilk günden beri düşünüyordum. Eski logonun bir ilkel görünümü vardı. Güzel işler yapacaksak güzel bir imajımız olmalıydı. Bu sayede 6 logo yaptırdık ve üyelerin seçimine sunduk. Aslında biz logoyu belirlemiştik; ancak onlara da sorarak sahiplik duygusu aşılamıştık. Logo hakkında birkaç bir şeyi de eklemek gerekli. Okulumuzun rengi sarı-siyahtır ve okuldaki çoğu kulübün rengi sarı renk tonunda. Biz aykırı olmak istediğimizden dolayı ve mavi renk tonunun ne anlama geldiğini de bildiğimizden logoyu mavi tonunda kararlaştırdık. ( Logo seçimi için tıklayın)
  • Sosyal Medya hesapların açılması. Sosyal Medya hesaplarını açınca okuldaki en yüksek takipçi sayısına çok kısa bir zamanda kulübümüz ulaştı. Bu durum devam da ediyor. Bunu  Sosyal Medya'yı iyi kullanarak, gelen her türlü soruları cevaplayarak iletişim de bulunarak, başka bir deyişle iyi bir reklam yaparak sağladık. @iticubfk
  • 2011-2012 yılının planlaması. Yönetim Kurulu belirlendikten hemen sonra yıllık planlanma yapıldı. İlk toplantımızda çok şaşkındık. Toplantı nasıl yapıldığını biraz karıştırmıştık. Sonraki toplantılarımızda toplantı düzenini almayı başarmıştık diyebiliriz. Yıllık planlamamızı yapmıştık.
  • Tanıtım Toplantısı. Kulübümüzü hazırlamıştık. Heyecanlıydık. Üyelere kendimizi takdim etme zamanı gelmişti. Toplantıda en baştan beri bahsettiğim konuları, logo seçimini, yönetim kurulunu tanıtma ve yapacağımız etkinliklerden bahsetmiştik. Toplantının ardından kaynaşmak için pasta ve içecekler ile kaynaşma için ortam hazırladık. İlgiyle karşılanan bir tanıtım toplantısı gerçekleştirdik.
Giriş

Kulüp bu aşamaları katettikten sonra kendi çalışmalarımıza devam ederken, okul tarafından kulübümüze bazı görevlendirilmeler verildi. Okuldaki birçok kulübe verilmişti bu görevlendirmeler; ama hiçbirisi ilgilenmemişti. Bu görevlendirmelerden bazıları, okulumuzu temsilen konferanslarda temsil etmekti. İlk olarak Dünya Türk Girişimciler Kurultayı 2011 'e katıldık. Bir anda kendimizi Bakanların, Bürokratların ve İş İnsanlarının arasında bulduk. Gerçekleştireceğimiz konferanslarda katılacak konuşmacılar için fazla zaman kaybı harcamıza gerek yoktu. Onlarla aynı masada yemek yiyorduk. Bu sayede birçok İş insanıyla birlikte olduk ve deneyimlerinden kazandık. 
Daha sonra okul bizi tekrardan görevlendirdi. Bu sefer Türkiye İnovasyon Konferansı 2011 aynı şeyler bu konferans için de geçerliydi. Daha da kulüp olarak katıldığımız konferansları sıralarsak: YGA Zirvesi 2011, Forum İstanbul 2012, Diplomat Okulu, Siyaset Okulu, Global Liderlik Forumu ve daha fazlası...
Konferanslara katılmanın birçok avantajı oluyor. Öncelikle orada bahsedilen bilgiler ve edinilen yepyeni fikirler sizi şüphesiz geliştiriyor. Sonrasında dinlediğiniz konuşmacılara direk soru sorabiliyorsunuz ve gidip tanışıyorsunuz da. Bir başkası ise yanınızda oturduğunuz kişiyle benzer yönlerinizin olduğu ve yeni bir arkadaşlık kazanıyorsunuz.

Konferans
Kulüp yönetimi olarak ilk senemizi gerçekleştirdiğimizden ve okul yönetimin engellemelerinden dolayı 2011-2012 döneminde fazla sayıda konferans yapamadık. 
Bu engelleme şuydu: Konferans salonunu kullanamamak. Üsküdar kampüsünde başta Ticari Bilimler, İletişim, Fen-Edebiyat Fakülteleri ve Hazırlık Okulu bulunuyordu. Derslik sayısının yetersiz olmasından dolayı Konferans salonlarında ders işlenirdi. Üsküdar Kampüsünde olan kulüpler konferans salonunun boş bulma gibi bir ihtimali yoktu; çünkü sürekli ders işleniyordu. Yapılan konferanslar ise binbir zorlukla hocadan izin istenip hocanın dersini başka bir sınıfa aktarma ve konferans salonu kullanma şeklindeydi. Birinci dönem bu şekilde sistem gerçekleşiyordu.
İkinci dönem ise tamamen bu sistemde kaldırıldı. Kesinlikle kulüpler konferans salonunu kullanamaz hale geldi. Okul bir yerde çelişiyordu. Kulüplere her zaman destek olduğunu söylerken konferans salonunun kullanılmasını kulüpler tarafından kesinlikle yasaklamıştı.


Küresel Kriz Sonrası Avrupa Bankaların Durumu 

Gerçekleştirdiğimiz ilk konferanstı. Yönetim olarak birçok hatalar yaparak bu işin nasıl yapılacağını öğrenmiştik; ama bu hatalar sadece bize yansıdı.
Yaptığımız hata şuydu ki çok önemliydi. Konferans salonunda her zaman ki gibi o gün o saatte ders vardı. O saatte dersi olan hocaya konferans yapacağımızı ve kendisine farklı bir sınıf bulacağımızı izah ettik. Anlayışla karşıladı ve hallederiz dedi. Gel gör ki sonraki gün yanına tekrar gittiğimizde tamamen olay farklı bir hal almıştı. "Ben dersimi işleyeceğim kimseye de sınıfımı vermem." Hoca çok sertti ve konferans salonunu vermeyeceğini söyledi. Elimiz ayağımız birbirine dolandı. Sonrasında bir başka hocamızdan rica ettirerek çözüme kavuşturduk. O gün geldiğinde vermemekte direten hocamız şehir dışına çıktığından derste işleyememiş oldu. 


Konferansa gelince, Küresel Kriz Sonrası Avrupa Bankalarının Durumu adlı konferansın moderatörlürlüğünü Bloomberg Tv Genel Yayın Yönetmeni Prof.Dr.Kerem Alkin yaptı. Konuşmacılarımız ise : Turkish Bank Yönetim Kurulu Baş Danışmanı Tuğrul Belli ve Ekonomist Günhan Karakullukçu'ydu. Radikal Gazetesi Ekonomi köşe yazarı Uğur Gürses ise sağlık sorunundan dolayı katılamamıştı. 

Konferansa 304 kişi katıldı. Konferans salonu yaklaşık 250 kişi civarında olduğundan, bir müddetten sonra bütün kapıları kapatmak zorunda kaldık. Bu rakamla birlikte 2011-2012 yılında konferans salonunu en fazla doldurabilen kulüp olduk. 



Geziler
Okulumuz bir yandan kulüpleri desteklerken diğer yandan ise Üsküdar Kampüsündeki Büyük Konferans Salonunun kullanılmasını engellemişti. Bu yüzden dolayı 2011-2012 döneminde konferanslar yapamayacağımız anlaşılmıştı. Birçok şey yapmak istiyorduk; ama konferans yapamıyorduk. Biz de çareyi geziler yapmakta bulduk. Toplamda 13 gezi düzenledik ve bu gezilere toplamda 510 kişi katıldı. 

İMKB Eğitim Gezisi


 Küresel Kriz Sonrası Avrupa Bankalarının Durumu konferansından sonra hemen İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına gezi düzenlemek için çalışmalara başladık. 15 gün sonrasında ise İMKB Eğitim Gezisini gerçekleştirdik.

İMKB Eğitim Gezisinde; Hisse Senetleri Piyasası, Tahvil ve Bono Piyasası ve Gelişen İşletmeler Piyasası Uygumaları hakkında eğitim aldık.

İMKB yönetimi tarafından 80 kişilik bir kontenjan ayrılmıştı. Gelen talep çok fazla olmuştu. Seçim konusunda yönetimimiz kendi arasında bile çelişkiye düşmüştü. Gelecek kişileri nasıl belirmemiz gerekli konusunda çok düşünmüştük. Acaba birilerinin haklarını yiyecek miyiz gibisinden birçok kez kendimize soru sormuştuk. En sonunda şöyle bir çözüm bulmuştuk; kulübe üye olma tarihine göre katılmak isteyenleri İMKB Eğitim Gezisine katılmasına onay verdik.




Ankara Eğitim Gezisi 

İkinci dönem başlamadan kendimizi ilk senemizde kanıtlamak için Ankara Eğitim Gezisi'nin çalışmalarına başladık. Bir aydan uzun süren telefon görüşmeleri, fakslar, yazışmalardan sonra 20,21 ve 22 Mart tarihlerinde Ankara Eğitim Gezisini gerçekleştirdik. Ziyaret ettiğimiz kurumlar ve yerler: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaya Piyasaları Kurulu, Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Anıtkabir ve Çankaya Köşkü... Ziyaret ettiğimiz kurumların en üst düzey yöneticileriyle birlikte olduk.

Gideceğimiz kurumları kendimiz belirledikten sonra; kulüp üyelerimize gideceğimiz yerleri belirtmeden, Ankara'da hangi kurumlara gitmek istersiniz diye soru sorduk, sosyal medyadan. Bu soru sorma önemliydi; böylece sahiplik duygusunu artırıyorduk.

Bir otobüs dolusu yani toplamda 44 kişi ile birlikte Ankara'ya doğru yola koyulduk. Gece yarısı yola çıktığımızdan Ankara'ya sabah saatlerinde 05.00 civarında ulaştık. Konaklayacağımız yer ise Başkent Öğretmen Evi'ydi. Otellere giriş saatini unuttuğumuzdan dolayı Başkent Öğretmen Evi'nin boş olmasına rağmen, lobideki görevlinin anlayış göstermemesinden dolayı lobide 44 kişi ile bir saat bekledikten sonra odalarıma yerleşebilmiştik. Ankara'da yaptığımız tek hata buydu.
  • Anıtkabir: Ankara'da 4 sene yaşadım. Bu zaman içerisinde Anıtkabir'e hiç gitme fırsatım olmamıştı. Gerçi hep yakınımızdakileri erteleriz. Bundan dolayı gidemedim.
  • Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu: İlk gittiğimiz kurumdu. Biraz uykulu gibiydik, neredeyse konferans sırasında tüm ekip uyuyakalacaktı. Güzel sunumlar sonrasında çok memnun ayrıldık. Staj başvurusu kabul etmemesi üzücü.
  • Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı: Gün sonunda TEPAV'a gidip gitmeme konusunda kararsızdık. Bir iletişim kopukluğu oldu. Bize geç haber geldi. İyi ki de gittik, interaktif bir sunum gerçekleştirildi. 
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası: Bizi heyecanlandıran kurumların başında geliyor. Altın rezervlerini göremedik; ama daha değerli bilgiler aktardılar.
  • Cumhurbaşkanlığı Çankaya Müze Köşk: Ankara'da 4 sene yaşayıp, yine keşfedemediğim yerlerden. Gerçi Çankaya Köşk'ünü ziyaret edebilmek basit bir olay değil. Defalarca güvenlik kontrolünden geçip girdiğimiz köşkte, muhteşem bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Açıkça söylemem gerekli ki, kendimi Ankara'da değilde İstanbul'dayım gibi hissettim. Ne de olsa Ankara'da böyle güzel manzaralar nadirdir. 
  • Maliye Bakanlığı: Kurumu tanıtan sunumlardan sonra Sayın Bakanımız Mehmet Şimşek ile birlikte olduk. Sohbet havasında sayın bakanımıza sorular yönelttik. Bize zaman ayırmasından dolayı çok memnun kalmıştık. Mutlu ayrıldık. 
  • Ekonomi Bakanlığı: Ekonomi Bakanlığından biraz buruk ayrıldık. Sebebi ise; Sayın Bakanımız Zafer Çağlayan'ın toplantısı çıkmasıydı. 
  • Sermaye Piyasası Kurulu: SPK'da sunumu yapan kişi gençti ve resmi bir dilden uzaklaşıp, sanki bir arkadaşımız, abimiz gibi sunum yaptı. İlgimizi çekmeyi başarmıştı.







TBB ve TSPAKB Eğitim Gezisi 

TBB yani Türkiye Bankalar Birliği, TSPAKB ise Türkiye Sermaya Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği'ne aynı gün içerisinde 24 Nisan'da ziyaretimizi gerçekleştirdik. 

Türkiye Bankalar Birliği gerçekten çok iyi hazırlanmıştı. İkramlar klasiktir; ama TBB bizlere kurumu tanıtan bir katalog, kalem, defter ve bunları bir çanta içerisinde verdi. TBB'de gerçek anlamda staj yapılıyor. Staj süresi ise 1 ay ve 1 ayın sonunda bir makale yazmak zorunluluğu var. Akademik anlamda bir başlangıç için TBB'de staj yapmak ideal gibi gözüküyor. 

TBB ve TSPAKB Eğitim Gezisini 45 kişi ile gerçekleştirdik.
  
Çardak Sohbetleri

Konferans salonunun kullanılması engellendikten sonra yeni bir fikir geliştirmemiz lazımdı. Zaten konferans salonunu kullanabilsek bile, yazın ilgi olmayacaktı. Havalar ısınmıştı. Gelen kişi sayısı az olacaktı. Bizde madem siz gelmezsiniz biz sizin yanınıza geliriz diyerek, Çardak Sohbetleri'ni oluşturduk. 
Çardak Sohbetlerin'de ilk konuğumuz Prof.Dr.Erdoğan Alkin oldu. İlgilye karşılanan Çardak Sohbetlerinin devamını isteyen üyelerimizi kırmayıp sonrasında Esin Okay, Nihat Alayoğlu, Öykü İyigün ve Mehmet Babacan Hocalarımızla da birlikte olduk. 
Çardak Sohbetlerini toplamda 5 hoca ile tamamladık. 




Sosyal Aktiviteler ve Sosyal Sorumluluk


2011-2012 yılı planlaması yapılırken Sosyal Aktiviteler ve Sosyal Sorumluluk kısmına da yer ayırmıştık. Bankacılık ve Finans Kulübü'yüz. Bankacılık ve Finans bölümü, etkinlikleri vs. az ilgilenenler için bile sıkıcıdır. Bu sıkıcılığı kulüp üzerine damga olmasını engellemek için, Sosyal işlere önem verdik. Bankacılık ve Finans Kulübü'nü eğlenceli bir hale getirmeyi başardık. Geleneksel hale getirdiğimiz etkinliklerimizle, kulüp üyelerini daha da yakınlaştırdık.

Küçükten Büyüğe (Sosyal Sorumluluk)

Küçükten Büyüğe etkinliğimiz Darülaceze ve Down Sendromlu kişilerin çalıştığı Şişli'de bulunan Down Cafe ziyaretleriydi.

Bu etkinliğimizi planladıktan sonra, sosyal sorumluluk olduğundan daha fazla kitleye hitap etmek ve Genç Gönüllüler Kulübü'ne destek olmak için beraber yapmayı teklif ettik. Kabul ettiler. 
Sınavlarımızın başarılı olmasında, bu sosyal sorumluluk projemizden gelen duaların etkisi olduğunu düşünüyorum. 
Geleneksel Yemeklerimiz

Geleneksel Kahvaltı ve Akşam yemeklerimizle kulüp üyelerinin dostluklarını pekiştirdik. Her dönem başında ve sonunda bu organizasyonu düzenledik. Dönem başlangıçlarını kahvaltı ile başlattık, dönem bitişlerini ise akşam yemekleriyle kapattık.


I. Geleneksel BANCUP Turnuvası 


Okulun kapanmasına son bir ay kala, bir ay sürecek halı saha futbol turnuvası düzenledik. 8 takımın katıldığı turnuvada kupa ve 500 TL ödül koyduk. Turnuvayı ödüllü yaptığımız için, her maçta hakemin yönetmesini sağladık. Bankacılık ve Finans bölümünden 4 takım takıldı ve finale çıkanlar farklı bölümün takımlarıydı.
Turnuvamıza ilgi büyüktü. Turnuvayı duyurduğumuzda kısa bir sürede 8 takım hemen kaydoldu. Başka fakültelerden de katılmak isteyenler vardı; ama reddetmek zorunda kaldık.


Kutlamalar

Başarılar kutlanmalıdır. Biz suyunu çıkartmış olabiliriz. Birçok kutlama yaptık. 

Sayılarla BFK


  • Bankacılık ve Finans Kulübü 4 yaşında
  • 2011-2012 yılında yaptığımız tüm etkinlere katılan kişi sayısı: 1571
  • Yapılan Etkinlik Sayısı: 35
  • Etkinlikleri Eğitimler, Sosyal Aktivite ve Diğer olmak üzere üçe ayırdığımızda; %58 Eğitim, % 34 Sosyal Aktivite, %8 Diğer oldu


Ekibimiz

İşte bu kadar işi bir ekip ile başardık. Ekibimiz Bankacılık ve Finans bölümü öğrencilerinden ve farklı sınıflardandı. İyi bir anlaşma sağlayarak bu güzel işleri yaptığımıza inanıyorum. Ekibimiz: Arif Can Asal, bendeniz  Ahmet Alper, Tuğba Vatan, Aykut Mayın, Burak Gemici, Fahri Hacıömeroğlu ve ismini sayamadığım birçok kişiye teşekkürler. 

Gelecek senelerde daha güzel işler yapmak üzere...