7 Ekim 2013 Pazartesi

TEB Akıl Fikir Kampüsü

Efendim Merhabalar,

Türk Ekonomi Bankasının üniversite 3.sınıf, 4.sınıf ve yeni mezun öğrencilerine yönelik düzenlemiş olduğu TEB Akıl Fikir Kampüsüne katıldım. 02-04 Ekim 2013'de gerçekleştirilen programda neler yaşadığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bu programın ne olduğundan bahsetmeliyim. TEB çalışanları Akıl Fikir Kampüsüne kısaca AFK diyorlar. Ben de bundan sonra AFK diye bahsedeceğim. AFK'da inovasyona meraklı, yetenekli, enerjik ve kendine güvenen kişileri arıyorlar. Eğer sen de kendini bu tanımlamalara uygun buluyorsan bu programı sana da öneriyorum. Akıl Fikir Kampüsünde genel olarak seninle aynı düşünceye sahip ve yaşıt kişilerle birlikte olduğundan hemen bir kaynaşma süreci yaşıyorsun.

Ne kadar başvuru olduğunu bilmiyorum; fakat belirli aralıklarla bu program gerçekleştiriliyor. İlk olarak internet üzerinden başvuru yaptım, sonrasında Genel Müdürlükte sınava girdim ve başarılı olanlarla mülakata tabi tutuldum, tüm aşamalardan başarılı olarak geçince  kendimi AFK'da buldum. Benim katıldığım programda da 9 kişiydik. Bir kişi sonradan gelmeyeceğini bildirmiş. Kalabalık olmayacak bir şekilde AFK programını düzenliyorlar. Bizlere düzenli olarak İnsan Kaynakları Departmanından sürekli biri eşlik ediyor. Hatta gizlice notlar alıp gözlem yapıyorlar, programın asıl yapılma nedeni yetenekli kişileri bulmak.


Peki biz neler yaptık ve banka bunun neresinde?
İlk olarak şunu söylemeliyim, bu programa katılmak için bankacılığı hatta genel anlamda ekonomiden anlamak hiç gerekmiyor. Açıkçası bu ben de biraz hayal kırıklığı oluşturdu. Tabi programın temel amacı inovasyon olduğunu da biliyordum ve bunu size tekrardan belirtiyorum.

İki güne yayılan bir program vardı. İlk gün İnsan Kaynakları tarafından Türk Ekonomi Bankasının kuruluşu, temel hedefleri ve değerlerinden bahsedildi. Sürekli olarak "TEB girişimci bir bankadır." diye vurguladılar.

TEB Bankasının tanıtımı yapıldıktan sonrasında ise hemen Genel Müdür Yardımcılarından Osman Durmuş Bey ile buluştuk. Osman Bey ile gerçekten çok samimi bir sohbet ettik. Size az önce hayal kırıklığı oluşmuştu demiştim, Osman Bey ile konuşurken oluştu bu durum; çünkü TEB Bankasının yöneticisi ile birlikteydim ve ekonomiden ve bankacılık sektörüyle alakalı daha fazla spesifik sorular yönelttim. AFK'ya seçilen arkadaşların da bu tarz sorular yöneltmesini bekliyordum; fakat olmadı ve hayal kırıklığına uğradım. Sorduğum sorulara verilen cevaplardan memnundum. Çalışıp gelmiştim, soruları önceden de tasarlamıştım. Daha da fazla soru sorabilirdim; ama grup buna pekte hazır değildi. Bu durumdan grubun pekte fazla yararlanmadığı kanısındayım. Buradan anlayacağınız üzere AFK'da yer almak için ekonomiden anlamanız gerekli değil.

TEB Bankası bu iki oturumla bize kendisini tanıtmıştı. Katılımcılar olarak da bizde genel olarak kendimizi tanıttık. Bu tanışma ortamından sonra asıl AFK'nın eğitimlerine başladık ve yeteneklerimizi bu eğitimlerde gösterdik.

PDRwintrain Eğitim Danışmanlığından Mürvet Gülseven Hanım bize Yaşayarak Öğrenme Projeleri - Yaratıcı Takım Çalışması ile interaktif bir eğitim gerçekleştirdik. Bize oynattığı eğitici oyunlarla takım çalışmasının önemini anladık. Burada bir oyundan bahsedeceğim. 9 kişiydik, her birimizin parmaklarının üzerinde duracak bir çubuk verdi ve bunu yere indirmemizi istedi. Çok basit gibi görünen bir olaydı; fakat burada herkes kendi kafasına göre hareket etmeye başladı ve ortalık tam karışmaya başlayacakken, ben olaya dahil olup; ki önceden benzer bir durumla ve öğrenci kulüp yöneticiliğinden edindiğim tecrübeyle herkesin bir fikir söylemesini sonlandırıp, kendimize bir yönlendirici veya başka bir deyişle lider seçme önerisini getirdim. Bir bayan arkadaşımızın sesi biraz daha gürdü, onu seçtik. 
Burada aslında herkesin bir fikri olması güzeldi ve o fikirlerin hepsi de doğruydu; fakat grup olarak tek bir fikrimiz olmadığından çubuk yere inmiyordu.  Amacımız o çubuğun yere inmesi gerektiğinden grup olarak tek bir fikre ihtiyacımız vardı. Bu sayede çubuğu yere çabucak indirdik. Hatta Mürvet Hanım dediğine göre, bu çubuğu en hızlı yere indiren grup olmuşuz.

"Robotik" Workshop eğitiminde çok eğlendim. Resmen çocukluğuma döndüm. Minikliğimde Zihni Sinir karikatürlerini okurdum. Bu yaşa geldikten sonra Zihni Sinir projelerini gerçeğe dönüştüreceğim hiç aklıma gelmezdi. Eğitim başladığında belirli bir süre içerisinde, üzerinde Porof. Zihni Sinir yazan bir kutuyu alıp, desteksizce ayakta durabilen, hareket eden bir robot yapmamız istenildi. Ben hemen kutuyu açıp içerisindeki malzemeleri tanıdım. İçerisinde pipetler, tahtalar, elektrik devreleri, pil, bir de dönme özelliği olan bir motor ve kutunun kendisi vardı.

İlk başlarda ne yapabiliriz diye baya düşünmeye başladık sonrasında, lunaparklarda yer alan dönen salıncak yapmaya karar verdik. Hemen grubumla birlikte görev dağılımına gittik ve yavaş yavaş sistemi oluşturduk. Bizi en çok uğraştıran yer gözlerindeki ışıklar oldu. Zaman daraldıkça stres artmıştı; ama grup olarak azimle savaştık ve başarılı sonuca ulaştık. Grubumla yaptığım robotu sağdaki videodan izleyebilirsiniz.

İkinci günün bitiminde sosyal aktivite olarak binicilik eğitimi aldık. Ata binmek gerçekten meşakkatli bir işmiş. Sanıyorsun ki atın üzerine çıkıp oturuyorsun ve gidiyorsun; fakat iş böyle değil atın üzerinde tamamen hareketli olmak gerekiyormuş.

 AFK'nın son gününde ise Bora Özkent'ten inovasyon eğitimi aldık. Bora Bey güzel bir sunum yaptı. Sunumunda hayatımızda kullandığımız örneklerden bahsetti. Sunum yaparken benim aklıma yüzlerce iş fikri geldi. Aldığım birçok not var. Belki de bu fikirler bir gün iş fikrine dönüşür.

Tüm bu eğitimler bittikten sonrada bir kep töreni düzenlendi ve Akıl Fikir Kampüsünden mezun olmuş olduk.

Genel olarak Akıl Fikir Kampüsünden bahsetmem gerekirse, bizleri güleryüzle karşılayıp, sorulan her soruya samimi bir şekilde cevap verdiler. Mekan olarak da gerçekten çok güzel, eskiden TEB'in eğitim yeri Cumhuriyet Köyündeymiş; fakat yeni yeri ve bizim de kaldığımız eski adıyla Saklıköy Country Club şimdi olmuş TEB Formasyon Akademisi. Organize İşler'de Cem Yılmaz'ın Yılmaz Erdoğan ve ekibine dayak attığı sahne de buradaki at ahırında çekilmiş. Yemekler ise çok lezzetli ve özenle hazırlanmıştı. Orada çok farklı lezzetleri de tatmış oldum. Kalmış olduğumuz odalar tertemiz. Şöminenin sıcaklığını ilk defa orada hissettim. Eğitiminden ulaşımına, konaklamasından yemeklerine kadar her şeyin ücretsiz yani TEB'in bizi misafiri olarak ağırladığını hissettirmesi güzeldi.

Bizlere eşlik eden ilk olarak Genel Müdür Yardımcısı Osman Durmuş Beye, İnsan Kaynaklarından Ayşe Hanım, Irmak Hanım, Tolga Bey, Murat Bey, Dicle Hanım, Çiğdem Hanım ve Türk Ekonomi Bankasına çok teşekkür ediyorum.

Bu programa katılmanızı size öneriyorum. Size bir tavsiye, Akıl Fikir Kampüsüne başvururken eğer hiç referansınız yoksa; beni referans olarak verebilirsiniz.

Başvuru ve daha ayrıntılı bilgiye akilfikirkampusu.com'dan ulaşabilirsiniz.

Saklıköy'den fotoğraflar...









İletişim Adreslerim: