19 Ağustos 2014 Salı

Yüksek Hızlı Tren

Efendim Merhablar,
Bir önceki yazımda Yüksek Hızlı Treni kullandığımdan bahsetmiş ve diğer araçlarla yolculuk süresi bakımından kıyaslama yapmıştım. O yazımın özeti olarak İstanbul'dan Ankara'ya en kısa sürede sırasıyla uçak, yüksek hızlı tren, otomobil ve otobüs gitmekte.
Bu yazımda da Yüksek Hızlı Tren seyahatimin detaylarına değineceğim.
Açıkçası yurtdışı seyahatlarımda zaman zaman hızlı trenleri de kullanmıştım. O trenlere genel kıyasla bizim hızlı trenin konfor bakımından daha iyi olduğunu diyebilirim.
Koltuk aralarındaki mesafe gerçekten çok fazla, benim boyumdaki biri rahatlıkla bacak bacak üstüne atabilir.
Koltukların önündeki masada kucağınıza ulaşacak kadar geniş ve uzun. Bir şey yer,içer ve kitap okurken rahatlıkla geniş geniş bu aparatı kullabiliriz.
Koltukların hemen yanında 8 kanallı radyo yer almakta. Bir radyo trenin tanıtımını yapıyorken, 3 tanesi sesli hikaye, 3 tane pop, 1 tane galiba belgesel radyo kanalı yer almakta. Açıkçası ben camdan dışarı bakarken sesli hikayeleri dinledim.
Yemekli vagonda herkese yemek dağıtımı yapılmakta, tabi hal böyle olunca bu vagonun fiyatı normal bilete göre 15 Lira daha fazla. YHT'nin yemeklerini THY ile kesinlikle karşılaştıramam; ama bu konuda rezalet sayılmaz. Porsiyonlarının bana biraz az geldiğini belirtmem gerekli.
Diğer vagonlara da bir görevli servis arabasıyla çay, kahve, kraker vb. şeylerin satışını vagonlar arası dolaşarak yapmakta.
Yemeksiz vagonlarda oturuyorum diye aç kalmazsınız, restoran bölümüne geçerek orada yemeğinizi yiyebilir, çayınızı içebilirsiniz. Benim önerim canınız sıkıldığında bu vagona geçerek isteğinizi yapmanız.
Vagonların içerisinde ekranlar bulunmakta ve bu ekranlarda trenin saatte ne kadar hızla gittiğini gösteren paneller yer almakta. Sesli ve görüntülü uyarılarla gelecek istasyonun bilgisini vermekte.
Yüksek Hızlı Trenlerde Raillife dergisi yer almakta, ilk sayı olarak içerik bakımından fakir olmasına karşın daha sonraki sayılarında daha çeşitli yazılar yer alacağını ümit ediyorum.
Business Class vagonlar daha da geniş koltuklar yer almakta; fakat normal vagonların koltukları gerçekten geniş... Normal vagonda bir sırada 4(2+2) koltuk yer alırken,  Business vagonda 3(2+1) koltuk yer almakta ve her koltuğun kendi eğlence sistemi/paneli bulunmakta.

İletişim Adreslerim:


Ankara-İstanbul arası Seyahat

Efendim Merhabalar,
Ankara-İstanbul arasında 25 Temmuz 2014 tarihinde açılan Yüksek Hızlı Treni deneme imkânı buldum. Bu seyahatimin diğer ulaşım araçlarıyla olan süre kıyaslamamı sizlerle paylaşacağım.
Trenim 14.40'da Ankara Garından hareket etti. 80 dakikada Eskişehir'e vardık. Ray üzerinde maksimum hız olan 250 km/h kadar yükseldi. Eskişehir'den sonra İzmit'e 100 dakikada vardık. İzmit'ten sonrada son istasyon olan İstanbul(Pendik) 42 dakikada vardı. Seyahatim toplamda 222 dakika yani 3 saat 42 dakika sürdü. Buna ek olarak Pendik istasyonundan şehir merkezine gitmek, en iyi şartlarda 40 dakika diyebilirim. Ankara Garı şehir merkezinde yer aldığı için onu bu süre içerisine dahil etmeyerek, toplamda 262 dakika yani 4 saat 22 dakika olarak ifade edebilirim.
Seyahat süresi bakımından Yüksek Hızlı Tren ile uçağı karşılaştırdığımda şöyle bir sonuç çıkıyor. İstanbul'da Sabiha Gökçen Havalimanına gitmek için yaklaşık 90-100 dakika gerekiyor. İstanbul-Ankara uçakla yaklaşık olarak 50 dakika sürüyor. Ankara Esenboğa Havalimanından şehir merkezine gitmek de 40 dakika sürüyor. Uçak ile yapılan seyahat toplamda ortalama olarak 190 dakika yani 3 saat 10 dakika diyebiliriz. Tabi buna hava trafiği, rötar ve şehir içi trafiklerini eklediğimizde bu süre giderek artıyor.
Uçakla seyahat trene göre 72 dakika daha makul gibi gözüküyor; fakat bu süre giderek zamanla azalacaktır. Yüksek Hızlı Tren hattını Marmaray ile bağlantılı hale getirdiklerinde bu sürenin 30 dakikaya kadar düşeceğini tahmin ediyorum.
Otomobil ile seyahat şoförden şoföre değişse de ortalama olarak 300 dakika yani 5 saat olarak belirtebilirim.
Otobüs ile seyahat içinse en az 7 saatin gittiğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Bu şartlar altında Ankara-İstanbul arasındaki en hızlı ulaşım (Uçak>Yüksek Hızlı Tren>Otomobil>Otobüs) olduğu sonucuna ulaşıyoruz.
Uçak:          190 dakika
Tren:           262 dakika
Otomobil:  300 dakika
Otobüs:     420 dakika

İletişim Adreslerim:


2 Ağustos 2014 Cumartesi

Katılım Bankası nedir?


Katılım Bankası nedir? Nasıl Çalışır?
Katılım Bankaları mali sektörde faaliyet gösteren, reel ekonomiyi finanse eden ve bankacılık hizmetleri sunan kuruluşlardır. Katılım Bankaları, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları, faizsiz finansman prensipleri dahilinde ticaret ve sanayide değerlendirerek, oluşan kâr veya zararı tasarruf sahipleriyle paylaşırlar. TL, USD ve EURO bazında vadeli hesaplarda toplanan fonlar, kurumsal finansman desteği, bireysel finansman desteği, finansal kiralama, kâr veya zarar ortaklığı yöntemleriyle değerlendirilir. 
Ticaretin ve sanayinin ihtiyaç duyduğu hammadde, yarı mamul veya mamul madde, gayrimenkul, makine veya her tür teçhizatın temini, bu yöntemler aracılığıyla sağlanmaktadır. Katılım Bankaları nakit kredi vermezler, ancak halkın ihtiyaç duyabileceği bankacılık hizmetlerini sunarlar. Katılım Bankalarının varlık nedeni ve Altın Kuralı “Faizsizlik Prensibi”dir. “Faizsizlik Prensibi”nin özü de;
1) Fon toplarken “sabit bir getiri” taahhüt etmemek,
2) Fon kullandırırken nakit kredi vermeyip, malı “peşin alıp vadeli satmak”tır. 
Katılım Bankalarının kuruluş amacı nedir?
Türkiye’de ve dünyada halkın bir kesimi, faiz gelirinden uzak durmaktadır. Bu nedenle klasik bankalara gitmeyen fonlar atıl kalmaktadır. Bu durum hem genel ekonomi açısından, hem de tasarruf sahibi açısından bir kayıptır. Katılım Bankaları, mali sektörde bir yenilik olarak, klasik bankalara gitmeyen fonları ekonomiye kazandırmak ve tasarruf sahiplerinin fonlarını güvenle saklamalarına ve değerlendirmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Ayrıca orta ve uzun vadede yatırımların finanse edilmesi yoluyla kalkınmaya katkı sağlarlar. Kuruluş aşamasında, dalında uzman kişilerin oluşturduğu heyetlerin görüşleri doğrultusunda ve dünyadaki uygulamalardan örnek alınarak Katılım Bankalarının topladığı fonları değerlendirmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerle elde edilen kazancın ticari kazanç niteliğinde olduğu ve faizden esaslı olarak farklılık gösterdiği konusunda bir görüş birliği oluşmuştur.