08/07/2026

Rental Family (2025) Kiralık Aile Film İncelemesi ve Eleştirisi

Gerçek Bir Yalnızlık

Bu yazı, blogumda yayınlayacağım ilk film eleştirisi. İlk yazı için doğru filmi seçtiğimi düşünüyorum; çünkü Rental Family, üzerine düşündükçe derinleşen, duyguyu başrol oyuncusu üzerinden güçlü biçimde aktarabilen, beni başrolün yerine koyup kararlarını sorgulatan ve Japonya’nın doğal güzelliklerini yansıtarak duygu ve hissiyatın özüne inen bir film oldu. Yazının devamında bolca spoiler var; filmi henüz izlemediyseniz buradan sonrasını izledikten sonra okumanızı öneririm.

Rental Family (Kiralık Aile), 2025 yapımı, Japonya’da geçen bir komedi-dram. Yönetmenliğini Hikari üstlenmiş, başrolde ise Brendan Fraser var. Filmin en çarpıcı yanı, kurgu gibi görünen öncülünün gerçek olması: Japonya’da “kiralık aile” hizmeti, yani insanların hayatlarındaki eksik figürleri, baba, arkadaş, düğün konuğu, hatta yas tutan bir dost gibi rolleri doldurmak için oyuncu kiralaması, 1990’ların başından beri var olan gerçek bir sektörmüş. Böyle aktardığımda bize çok da yabancı gelmesin; Güneydoğu Anadolu’da cenazelerde ağıt yakanları, düğünlerde zılgıt çekenleri düşünün. Bugün Japonya’da bu tür hizmet veren pek çok işletme olduğu söyleniyor. Hikari bu gerçekliği sansasyonel bir “tuhaf Japonya” hikâyesine dönüştürmek yerine, son derece insani ve şefkatli bir dramın zemini olarak kullanmayı tercih etmiş; bence filmin en büyük başarısı da bu tercihte gizli.

Fraser’ın canlandırdığı Phillip, yıllar önce bir diş macunu reklamı için Tokyo’ya gelmiş ve orada kalmış, tutunamamış bir Amerikalı aktör. Ama dikkat edin: Japonya’yı çok sevdiği ya da oraya ait hissettiği için kalmamış; geri dönecek hiçbir sebebi olmadığı için kalmış. Babası o küçükken gitmiş, annesini kaybetmiş; hatta babasının cenazesi için uçak bileti almasına rağmen terminaldeki koltuktan kalkıp o uçağa binememiş bir adam bu. Phillip’in trajedisi tam da burada: Hiçbir yere ait olamadığı için hiçbir yere gidemiyor. Kendi apartman dairesinden karşı binadaki ailelerin dolu dolu hayatlarını seyrettiği o sessiz sahneler, bu yalnızlığın sade ama etkili bir özeti.

Phillip’in hayatı tuhaf bir işle değişiyor: Ölmemiş bir adamın sahte cenazesinde “üzgün Amerikalı” rolü. Bu absürt başlangıç onu bir kiralık aile ajansına götürüyor; ajansın ona ihtiyacı gayet net, sembolik bir beyaz adam arıyorlar. Artık Phillip, insanların hayatındaki boşlukları dolduran bir profesyonel. Ailesine karşı yüzünü kurtarmak isteyen bir geline damat oluyor, evinden çıkamayan bir oyun tutkununa arkadaşlık ediyor, hafızasını yitirmeye başlayan unutulmuş yaşlı aktör Kikuo’nun hayatına gazeteci kılığında giriyor ve en riskli işinde, 11 yaşındaki Mia’ya hiç tanımadığı babası oluyor. Başta para için giriştiği bu iş, zamanla onu dönüştürüyor.

29/12/2024

Paylaşmaya Değer - 17

 


Merhaba,

Tam 17 hafta önce başladığım Paylaşmaya Değer haftalık bülteniyle, her hafta ekonomideki önemli gelişmelerin yanı sıra, dikkatimi çeken konuları, kişisel düşüncelerimi ve beğenilerimi sizlerle paylaşmaya özen gösterdim. Bugün, 1.100'ü aşan bültenin değerli takipçi kitlesiyle birlikte bu serüvenin 2024 yılının son kapanışını yapıyorum.

Bu bülteni hazırlarken fark ettiğim en önemli şeylerden biri, zamanın ne kadar kıymetli olduğu ve hızla akıp gittiği. Gerçekten de, gündemde yer alan birçok konuyu incelediğimde, aralarından yalnızca çok azının paylaşmaya değer olduğunu görüyorum. Geriye kalanlar ise, açıkçası Paylaşmamaya Değer bir nevi "Paylaşmaya Değmez" nitelikte ve hayatın gereksiz kalabalığını oluşturuyor.

Her yerde karşımıza çıkan bu tür konu başlıkları ve konuşmaların, dikkatimizi dağıtmaktan başka bir etkisi yok. Bu yüzden, kendimi gereksiz muhabbetlerden, anlamsız tartışmalardan ve bilgi kirliliğinden olabildiğince uzak tutmaya özen gösteriyorum. Bültenimin temel amacı da tam olarak bu: zamanınızı ve dikkatinizi hak eden, gerçekten paylaşmaya değer bilgilere odaklanmaktı.

2024 boyunca benimle bu yolculukta olan, her bir beğeniyle ve yorumuyla katkıda bulunan ve bu platformu bir fikir alışverişi alanına dönüştüren siz sevgili takipçilerime teşekkür ederim.

Yeni yılda, daha derinlemesine analizlere yer vermek ve kaliteli içerik üretmek için haftalık yerine aylık bir formata geçiyorum. Bu değişiklikle birlikte, bültenin içeriğini daha da zenginleştirerek ve daha fazla emek vererek karşınıza çıkmayı hedefliyorum. Bundan böyle yazılarım her ayın son günü karşınızda olacak. Sizlerin de bu süreçte neler görmek istediğinizi paylaşmanız benim için çok değerli.

Yeni yılda, birlikte daha güçlü, daha etkili bir Paylaşmaya Değer ile buluşmak dileğiyle!

"Hakikat aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır."

22/12/2024

Paylaşmaya Değer - 16

 

Merhaba,

Yılın son zamanlarına yaklaştıkça, üstat Sezai Karakoç'un şiirlerinden "Zaman ne de çabuk geçiyor Mona" dizesi zihnimde yankı buluyor. Bu dizenin ardında, zamanın hızla akıp gittiği gerçeğini derinden hissediyorum.

Her anın kıymetini bilmek, hayatın sunduğu küçük mucizelere açık olmak, her geçen günün değerini anlama çabasında mıyız, acaba. Hayat mucizelere gebe, bazen en beklenmedik anlarda karşımıza çıkan güzellikler, umutlar ve fırsatlar, hayatta ne kadar değerli bir yolculukta olduğumuzu hatırlatıyor.

Son zamanlarda küçük şeylerden mutluluk duyuyorum. Bir teşekkürden, bir "nasılsın?", özür dilerimden, gözümün içine bakıp konuşanlardan... Bunlar, hayatın güzelliklerini fark etmemi sağlıyor ve karşımdakini daha değerli kılıyor.

" 'Elimden geleni yapacağım.' değil, yapılması gerekeni yapmak. Arada fark var. 'Elimden geleni yaparım.' iş değil, yapılması gerekeni yapmak önemli." - Alev Alatlı

15/12/2024

Paylaşmaya Değer - 14 & 15


 Merhaba,

Geçtiğimiz hafta, Diyarbakır ve Mardin’deydim ve bu iki güzel şehrin kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldum. Ancak seyahat nedeniyle Paylaşmaya Değer bültenini yayınlayamadım.

Bu sayıda iki haftalık ekonomik veriler ile karşınızdayım.

Geri bildirimleriniz için teşekkür ediyorum. Bültenin gelişmesine katkı sunmak için lütfen linke tıklayın: https://forms.gle/wNBJHNXh63vq2VQJ7

"Üretim savaşındayız, kâr artık odak noktası olmamalı." Ahmet Alper

Son yıllarda, dünya genelinde dikkatimi çeken bir dinamik şekilleniyor: Üretim. Artık ekonomik rekabet, sadece kâr odaklı hedeflerle sınırlı kalmıyor; doğal kaynakların sınırlılığı, teknolojik dönüşüm, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, pazarlara erişim zorlukları ve sürdürülebilirlik gibi faktörler bu dinamiğin temelini oluşturuyor.

Haftaya, son aylarda üzerinde yoğun bir şekilde düşündüğüm ve gözlemlediğim bu üretim konusunun küresel ölçekte nasıl bir dönüşüm içerisinde olduğunu ve gelecekte nasıl şekilleneceğini ele alacağım. Küresel ekonomik yapıların, jeopolitik çekişmelerin ve çevresel koşulların üretim süreçlerini nasıl etkilediğini birlikte değerlendireceğiz.

Bize öğretilen Şirketlerin kâr odaklı çalışma prensibini artık demode buluyorum.

Haftaya görüşlerimi sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Takipte kalın! 👀

01/12/2024

Paylaşmaya Değer - 13


 Merhaba,

Geçtiğimiz hafta, Paylaşmaya Değer bülteninin hangi gün yayınlanması gerektiği konusunda kararsız olduğum için bir anket düzenlemiştim. Toplamda 44 oy kullanıldı; 26 kişi Cumartesi gününü, 18 kişi ise Pazar gününü tercih etti. Anketin yanı sıra paylaştığınız yorumlar ve gönderdiğiniz fikir mesajları benim için çok kıymetliydi. Hepsini dikkatle okudum ve değerlendirdim. Bu destek için hepinize gönülden teşekkür ederim. Henüz kesin bir gün belirleyemedim; ancak oylar ve geri bildirimler, karar sürecimde bana önemli bir yol gösterdi. Önümüzdeki yazılarda bir netlik kazanacağına inanıyorum. İlginiz ve desteğiniz için tekrar teşekkürler!

Bir önceki yazımda olduğu gibi, bu hafta da kapak görselimde Erciyes Dağı’na yer verdim. Kayserili biri olarak, bu eşsiz ve devasa dağa hayranlığım sonsuz. Erciyes'in bir büyüsü var. Doğa harikası, kendisine has endemik bitkiler ile yine Erciyes'e özgü canlılara ev sahipliği yapıyor. Bundan sonra Erciyes Dağı fotoğraflarını Bültenimin kapağında kullanmaya kararlıyım. Umarım siz de beğenirsiniz.

Sizden kısa bir geri bildirim almak istiyorum. En fazla 2-3 dakikanızı alacak bu anketle, bülteni nasıl bulduğunuzu ve daha iyi bir bülten için neler beklediğinizi öğrenmek isterim. Fikirlerinizi benimle paylaşmak için lütfen linke tıklayın: https://forms.gle/wNBJHNXh63vq2VQJ7

"Vakitsiz gelip hazırlıksız yakalandığım muhteşem fikirlerden imtina ederim."

23/11/2024

Paylaşmaya Değer - 12


 

Merhaba,

Paylaşmaya Değer ile üçüncü ayımızı bitiriyoruz. Bu yeni sayıda biraz daha iddialı olmaya karar vererek, başlık sayısını yani Değer'lerimizi arttırıyorum. Yepyeni ve dopdolu içerikler ile karşınızdayım. 🌟

Bülteni hangi gün yayınlama konusunda kararsızım ve anket düzenledim. Oylamaya katılabilirsiniz.

Daha önceki bültenlerden farklı olarak bu sayıya özel yeniliklerden bahsetmek isterim.

Bankada, Kurumsal Portföy Yöneticisi olarak görev almaktayım. Bir bankacı olarak gerçekleştirdiğim ve faydalı bulduğum faaliyetlerime bültenimde yer vermeye karar verdim.

Daha önce tanışma fırsatımız olmayanlara seslendim. Gerçekten seslenerek ses kaydımı paylaştım.

Bu haftanın beni en heyecanlandıran bölümü ise Denemeye Değer bölümü oldu. Bu bölümde 10 soruluk bir sınav hazırladım. Bankacılık ve Finans alanında çalışan veya hizmet alan kişilerin bu sınavı yapmasını önemsiyorum. Bilgilendirici bir bölüm oldu. Sınavın cevaplarını bir sonraki hafta yayınlıyor olacağım. Bu arada sıfırcı hocayımdır. 😇

Unutmadan, Cemil Meriç’in şu sözü, bugünlerde daha da anlam kazanıyor: "Zulmün olduğu yerde tarafsızlık, namussuzluktur. Ben tarafım; hakikatin tarafıyım." Bu anlayışı hayatımızın her alanında uygulamalı ve hakikati paylaşmayı bir görev bilmeliyiz.

17/11/2024

Paylaşmaya Değer - 11


 Merhaba,

"Paylaşmaya Değer" bültenimizi hangi gün yayınlamanın daha uygun olacağı konusunda kararsızım ve sizlerin görüşlerine ihtiyaç duyuyorum. Sizce Cumartesi 10:00 mu, yoksa Pazar 10:00 mu daha ideal bir zaman olur? Fikirlerinizi ve önerilerinizi yorum olarak veya bana mesaj yoluyla paylaşırsanız çok sevinirim. 😊

10/11/2024

Paylaşmaya Değer - 9 & 10


 Merhaba,

Geçen hafta yurt dışı seyahatim ve bankamdaki sınav nedeniyle bültenimi yayınlayamadığım için üzgünüm.

Yayınlanmadığını fark eden dostlarımın tepkisi beni mutlu etti; en azından kısa bir duyuru yapabilirdim, ancak plan dışı ani gelişen olaylar nedeniyle bunu öngöremedim. Bu aksaklıktan ders çıkararak, önümüzdeki haftalarda daha düzenli bir içerik planı oluşturmayı hedefliyorum.

Geri bildirimleriniz ve desteğiniz için teşekkür ederim.

Önümüzdeki haftalarda daha güçlü içeriklerle buluşmak dileğiyle, tekrardan hoş geldiniz. Güzel bir haber bu haftaya özel iki haftalık bir bülten olacak. 🙂

27/10/2024

Paylaşmaya Değer - 8

 

Merhaba,

"Paylaşmaya Değer Haber Bülteni"nin sekizinci sayısı ve dolayısıyla ikinci ayı doldurmuş bulunuyoruz. Bu bülteni sadece benim değil, iş arkadaşlarım, müşterilerim ve yöneticilerimin katkılarıyla da şekilleniyor.

Haftanın üzücü haberi Ankara Kahramankazan'da TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nin yerleşkesine gerçekleştirilen terör saldırısı oldu. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Stratejik bir saldırıydı; ama hiçbir saldırı ve hain planlar ülkemizin kararlı duruşunu ve gelişimini engelleyemeyecektir. Bu yüzden hainlere inat daha fazla çalışacağız, daha çok üreteceğiz. !!!

Daha fazla çalışacağız, daha çok üreteceğiz.


19/10/2024

Paylaşmaya Değer - 7

Merhaba,

Her hafta sizlere, ekonomi ve piyasalardaki dikkat çekici gelişmeleri bir bankacının bakış perspektifinden sunmak için "Paylaşmaya Değer" haber bültenini hazırlıyor olacağım. Bu hafta yedinci sayıdayız. 📈💡

12/10/2024

Paylaşmaya Değer - 6


 Merhaba,

Her hafta sizlere, ekonomi ve piyasalardaki dikkat çekici gelişmeleri bir bankacının bakış perspektifinden sunmak için "Paylaşmaya Değer" haber bültenini hazırlıyor olacağım. Bu hafta altıncı sayıdayız. 📈💡

Bülten yazmaya başladıktan sonra zamanın ne kadar hızlı aktığını daha da fark eder oldum. Pazartesi başlıyor ve bir bakmışsınız, Cuma gelip geçmiş bile. Aradaki zaman, adeta su gibi akıp gidiyor. Belki biraz yavaşlamamız gerekiyor. Anın içinde kalarak kendimize daha fazla zaman ayırmalıyız. Hayatın koşuşturmacası içinde bazen durup nefes almak, zihnimizi dinlendirmek en güzel hediye olmalı.

Bu düşüncelerimle birlikte, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Ne İçindeyim Zamanın, Ne de Büsbütün Dışında" adlı şiirine kulak vermek bize iyi gelebilir. Zamanın akışıyla nasıl başa çıkacağımızı, bu şiirde derin bir anlam bulabiliriz. Yazımın sonunda, bu güzel eseri sizlerle paylaşıyorum. Belki birlikte yavaşlamanın yolunu keşfederiz.

05/10/2024

Paylaşmaya Değer - 5


 Merhaba,

Her hafta sizlere, ekonomi ve piyasalardaki dikkat çekici gelişmeleri bir bankacının bakış perspektifinden sunmak için "Paylaşmaya Değer" haber bültenini hazırlıyor olacağım. Bu hafta beşinci sayıdayız. 📈💡

Paylaşmaya Değer'in abone sayısı 1.000 kişi oldu, olmak üzere! 🎉 Bu kadar kısa sürede böyle bir etki yaratacağını tahmin edemedim ve beni gerçekten hayretler içinde bıraktınız. Her bir geri bildiriminiz, bülteni şekillendiren bir tuğla 🧱 oldu ve bana yeni fikirler açıyor.

Bu network gücünün sunduğu mevcut ve gelecekteki fırsatları değerlendirebilmemiz için, Bankacılık ve Finans alanındaki bilgi ve tecrübemle talepleriniz ve ihtiyaçlarınıza yönelik bir görüşme sağlayabilmeniz adına bir randevu takvimi oluşturmuş bulunuyorum. 📅 Planlama yapmak ve benimle görüşmek için bu takvimi kullanabilirsiniz.

Bu haftaki bülteni okuyup "paylaşmaya değer" bulduysanız, yazının sonunda beğeni bırakmanızı rica ediyorum. Geri dönüşlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum! 🤩